Mart 2010
Seminerlerimden birinde annelere saat kavramı olmayan bir ortamda yaşasalar bebeklerinin acıktığını nereden anlayacaklarını sordum. Kimi anne göğsündeki süt gelme hareketinden, kimi anne ise bebeğin ağlaması ile içinde oluşan histen bahsetti.
Doğanın hormonlar aracılığı ile anneye bebeğinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği her tür donanımı verdiğini bugün birçok bilimsel araştırma ile açıklayabiliyoruz. Öyleyse nasıl bir etken anneyi bebeğini sağlıklı doğurabilecek iken sezaryenle doğurmaya itiyor; yanında uyutmak varken başka odayı tercih ettiriyor; kendi sütünü vermek yerine biberon kullandırtıyor; göğsünde ninni ile uyutmak yerine beşikte tüylü bir oyuncakla yalnız bıraktırıyor?
Aslında tüm bu soruların cevapları altında yine iyi bir anne olma isteği yatıyor. Çevreden, kitaplardan ve doktorlardan bebeğime iyi bir anne olmak adına neler yapabilirimi okudukça kendi hislerimizden, hormonlarımızın verdiği ipuçlarından uzaklaştık. Bebeğimizin verdiği sinyallere ve iç sesimize güvenmez olduk.
Bugün beyin hakkındaki araştırmalar bize bebek ile anne arasındaki ilişkinin sağlıklı bir gelişme için en önemli faktör olduğunu gösteriyor. Kendini rahatlatma sisteminin sadece ve sadece annenin (en az bir ebeveynin) bebeği ile olan fiziksel teması ile gerçekleştiğini biliyoruz artık. Bebek ağlıyor, anne altını değiştiriyor. Bebek ağlıyor, anne emziriyor. Bebek ağlıyor, anne onu kucağına alıp sesiyle rahatlatıyor. Ve bebek hücre bazında güven ve emniyette olma duygusunu öğreniyor.
Diyelim ki Ayşe ve Ahmet adlarında yedi yaşında iki arkadaş ilkokula başlıyor. Ahmet gün içinde arkadaşı ile olan bir anlaşmazlığı, sınıf içersinde defterini kaybetmeyi, akşam yemeği için annesinin eve geç gelmesini rahatça kaldırabilirken; Ayşe sabahleyin bahçedeki oyun sırasında topunun elinden alınması karşısında saatlerce ağlayıp tüm günü saldırgan ve stresli bir şekilde geçiriyor.
Gelin, iki annenin ebeveynlik tarzlarına bakalım:
Ahmet’in annesi stressiz bir hamilelik geçirir. Ahmet doğduğunda onunla aynı odada uyur. Gündüz çalıştığı için, gece Ahmet ile beraber uyumanın ve onu istediği zaman emzirmenin önemli olduğunu bilir. Gündüz işteyken Ahmet’e bakan bakıcı onu hep kucağında gezdirir. Ağladığında onu annesinin bir gün önce sağdığı sütü biberona koyarak kendi göğsünde emzirir. Böylece Ahmet şefkatli bir bakıcı ve fiziksel temasın önemini bilen annesinin kucağında rahatlamanın nasıl bir duygu olduğunu öğrenerek büyür.
Ayşe’nin annesi ise ev hanımıdır. Ayşe’yi başka bir odada beşikte uyutur. Ağladığında altı kuru, karnı toksa kucağına almaz. Yalnız başına uyumayı öğrenemez, fazla bağımlı olur diye fiziksel temastan uzak kalır. Sonuçta Ayşe kendini rahatlatma duygusunu anneden öğrenemediği için stresli anlarda kendini rahatlatmayı bilemez. Ya saldırgan bir tarzda davranır ya da sık öfke nöbetleri geçirir.
Anne olarak çocuğumuz için en iyiyi yapmaya çalışıyoruz. Her zaman sinyalleri en doğru şekilde anlamamız ya da her an onun yanında olmamız mümkün değil. Öte yandan kimi zaman stresli ve sorunlu dönemler geçirdiğimiz de oluyor. Önemli olan bakış açımızı değiştirip, çocuğumuzun davranışlarının altında onun şımarık ya da kötü olması ya da bizi kullanması değil bize söylemek istediği bir ihtiyacın yattığını anlamak. Çocuğumuzu anlamak ise onun sinyallerini dinlemekten geçiyor.
Belki bebeğinizi ayrı odada uyutuyorsunuz, belki emziremiyorsunuz, doğal ebeveynliğin amacı size yapmanız gereken bir seri yeni kural öğütlemek değil, amaç nasıl bir ebeveyn olursanız olun bunu başkalarını dinlemekten çok kendi iç sesinizi ve bebeğinizi dinleyerek yaptığınızı bilmek.
KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.
Diğer yazıları:
Anne Bana Şokellalı Ekmek Versene!
Ablaya Teşekkür Et! Lütfen Dedin mi?
Dr. Byron Norton Türkiye'ye Geliyor

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler
Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur. >>
14 mayıs haftası burç yorumları
Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak. >>
Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi? >>
menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum
51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?
sırf bana inat başkasıyla evlendi
Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.