Nisan 2010
Bundan birkaç ay önceydi, tabiri caizse en paçoz anıma denk gelen anlarımdan birinde apartmanın çöp odasına gidiyordum. Nasıl olsa kimseye rastlamam diye de öylece çıktım ki, çıkmaz olaydım, tam o sırada asansörden çıkan henüz o günlerde yeni tanıştığım komşu çifte rastlamaz mıyım, eyvah! korktuğum başıma gelmişti “Al işte bütün imajın dağıldı” dedi egomun nahoş sesi.
Neyse, selam-kelam iş-güç falan derken, bir yandan olayın şokundayım, diğer yandan da bir şey olmamış gibi dikkatlerini başka konulara çekme çabasındayım. Görseniz nasıl saçmalıyorum, saçmaladığım için de utanç yaşıyorum, utandığımı da belli etmemeye çalışıyorum. Of! Aynı anda onca şeyi düşündüğüm için hem yoruluyorum hem de etkin dinlemediğim için kendimi suçlu hissediyorum. Ay aman, dedim çıkmaz olaydım kapıya… Halbuki sohbetlerinden de keyif alıyorum ama takıldım ya bir kere şeklime kim tutar beni artık.
Şükürler olsun ki en sonunda daha fazla gaf yapmadan evimin kapısından içeri girdim, o da ne! Saçmalıkların ve içsel hesaplaşmalarımın etkisi evde de devam edince…
Yok artık! diyerek başladım o an sorgu suale;
“Ne yapıyorum ben, kafaya taktığım şeye bak, ne diye bu kadar saçmaladım? Hem bazen paçoz olsam ne olur ki? Ne olur; hani ben kendimi her koşulda seviyordum? Üstelik bu halimdeyken aynaya bakarken kendimden ya da evimdekilerden utanmıyordum da neden dışarıdakilerden utanmıştım. Dışarıdakilere içeriden daha fazla mı önem veriyorum? Şekilci miyim? Mükemmeliyetçi mi? Yoksa egoma mı yenik düşmüştüm? Hangisi?”
Şimdi o anımı hatırlayınca tüm bu sorulara daha objektif bir yanıt verebilirim: “Kesinlikle hepsi! Ve her fark edişimde etkisi daha da azalan kocaman bir HEPSİ…”
Benim bu olaydan aldığım en değerli ders; hangi koşulda olursa olsun kendimi her durumda onaylayıp sevmek ve içsel onayımı, dışsal onayların önünde tutmak olduğuydu.
Önceden olsa olumsuz durumlarda “nasıl böyle bir davranış yaptım, ah-tüh ben, amma şuyum-buyum” der dövünür ya da sövünürdüm. Gerçi şimdi de konunun detayında fazlaca boğuluyorum fakat nerede abarttığımı ve neden öyle yapmayı seçtiğimi ve de neyin üzerinde çalışmam gerektiğini artık daha da net görebiliyorum. Kim bilir, yarın neyi nasıl görmeyi seçeceğim?
Evet sevgi değer dostlar, hayatta ne olursa olsun ya da ne olmazsa olmasın her durumda şunu anladım ki, hepsi bizim hayrımıza oluyor. Dolayısıyla yeni bir farkındalığa daha erişmeme vesile olan o günkü paçoz halime ve kendilerinin henüz durumdan hiç haberi olmayan, belki de bu vesileyle olacak olan komşularıma teşekkürüm olsun.
En büyük derdim de bu olsun.
Bir başka mevzuuyla gelişecek farkındalığımın şerefine olsun…
KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.
Diğer "Kalem Kutusu" yazıları:

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler
Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur. >>
14 mayıs haftası burç yorumları
Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak. >>
Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi? >>
menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum
51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?
sırf bana inat başkasıyla evlendi
Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.