Çalışan Annenin Suçluluk Duygusu

Nisan 2010

Nilüfer Devecigil  kim (kim)


Üç yıllık psikoloji mastırı eğitimini Amerika’da Naropa Üniversitesi’nde Transpersonal Counseling Psychology üzerine tamamladı.

Uzmanlık alanı çocukla ebeveyn arasındaki bağlanma ve çocuklarda travmanın etkileri ile tedavi şekilleri olan Devecigil, eğitimi süresince, oyun terapisi uzmanları Carol ve Byron Norton, travma uzmanlığıyla tanınan Pat Ogden gibi konusunda öncü terapistlerle çalışma imkânı buldu.

Amerika’da çeşitli klinik ve devlet okullarında çocuklarla oyun terapisi uygulamalarının yanı sıra doğal ebeveynlik ve ana-baba okulu üzerine seminerler verdi. 2009 Temmuz ayında Kolorado Üniversitesi’nde, Ceza ve Ödülün Ötesinde, Stres ve Travmadan İyileşme adlı workshopları sundu. Beyond Consequences and Logic ve Aware Parenting enstitülerinin Türkiye’deki uzman eğitmenidir.

yorum (0) gönder Sep Icon yazdır

Kimi zaman seminerlerimde,  kimi zaman ise e-posta yoluyla bana danışılan konulardan biri de,  çalışan annenin her sabah evden çıkarken çocuğuyla yaşadığı zor anlarla nasıl başa çıkacağı: Ağlayan bebek ve işe geç kalan ebeveynin stresi.  Ağlamasına dayanmak mı, yoksa o uyanmadan kaçmak mı ikilemi.

Danışanlarımdan biri (adına Ayşe diyelim) iki buçuk yaşındaki kızının her sabah “Anne işe gitme” yakarışlarıyla nasıl başa çıkacağını bilemez haldeydi. Kimi zaman ağlayan kızına “İşe gitmeli, para kazanmalıyım” gibi açıklamalar yapıyor, ağlamalar sona ermeyince “Gelince seni parka götürür, oyuncak alırım” gibi rahatlatma yöntemleri deniyor; hiçbir şey fayda etmeyince “Ama bak üzme anneyi” diye kızından anlayış bekliyordu. Ayşe için en zor olan ise ağlayan kızını bir şekilde bıraktıktan sonra yaşadığı suçluluk duygusuydu. Bununla ne yapacağını bilemez halde işten eve koşarak geliyor, kızıyla olabildiğince çok beraber olmaya çalışıyor; ancak her sabah aynı şey tekrarlanmaya devam ediyordu: “Anne işe gitme.”

Bu ve buna benzer olaylar yaşayan annelere iyi haberim şu: tebrikler bebeğinizle harika bir ilişkiniz var. Doğal ebeveynliğin ana taşlarından biri olan sağlıklı bağlanmayı sağlamışsınız. Bebeğiniz annesiyle beraber olmayı, onunla oynamayı, onunla eğlenmeyi, canı acıdığında kucağında ağlamayı özlüyor. Özellikle ebeveyn imajını kendi içinde yaratabildiği dokuz ay ila bir yaş civarında başlıyor bu ayrılma endişesi.  En çok da çalışan anneyi etkiliyor. Bu yaşlarda bir bebeğe annenin çalışması gerektiği kavramını anlatmanın bir yararı yok. Beyin henüz bu kavramları anlayabilecek yapıda değil.  İhtiyacı olan tek şey yaşadığı duyguyu; onu anlayan, seven, koruyan ebeveynin aynalayabilmesi.

Bebeğin içinde bir özlem duygusu oluşuyor, üzüntü denen hisleri yaşıyor; ancak bunlar onun için hep yeni kavramlar. Bebeğin ihtiyacı olan ise onu kucağına alıp, göz teması kurup, sevecen bir ses tonuyla “Anne işe gidiyor diye çok üzgünsün, Anne evde kalıp senle oynasın istiyorsun, Anne işe gidince onu özlüyorsun” diyebilen bir ebeveyn.  Böylece bebeğin bilinçaltı diyecek ki; “Annem beni anlıyor, demek ki bu içimde yaşadığım normal bir duygu; adı da özlem, üzüntü.” Bu tür bir aynalama bebeğin kendini anlaması ve güvende hissetmesi adına önemli bir gelişim aşaması.

Bebeğine, “Çok üzgün benim kızım, anne işe gidiyor” demesiyle birlikte, bebeğinin ağlamaları daha da sıklaşınca ne yapacağını bilmez şekilde Ayşe beni aradı. Telefonda o kadar kötüydü ki ona ne hissettiğini sorduğumda ağlamak istediğini, bu cümleleri sarf ederken kendini daha perişan hissettiğini söyledi.  Bundan sonraki günlerde Ayşe’yle kendi ağlamaları üzerine bir çalışma yaptık. Rahatladığında ve kendi duygularıyla daha barışık olmaya başladığında artık kızına “Anne işe gitsin istemiyorsun, onu çok özlüyorsun” gibi aynalamaları kolayca yapar hale geldi. Bir sonraki seansta bana şöyle dedi: “İnanamadım, kızım ‘Peki anne hadi bay bay’ dedi bana dün sabah.”

Ayşe’nin kızının tek ihtiyacı annesinin onun içinde yaşadığı duyguları anlamasıydı. Bunu anladığında artık anneden ayrılmaya hazırdı. Çocuğumuz gelişim dönemlerinin çeşitli aşamalarında yaşamın getirdiği birçok stresle baş etmek durumunda. Bu stres kimi zaman emeklemeden yürümeye geçişte yaşanan küçük hüsranlarla, kimi zaman ise anneden ayrılma, kardeş gelmesi, okula başlama gibi durumlarla kendini gösterecek. Yaşamın tüm bu getirdiklerini ortadan kaldırma şansımız yok;  ne kadar istemesek de çocuklarımız bu stresleri çeşitli boyutlarda yaşayacaklar. Ancak onların elini tutup;  “Seni anlıyorum, bunlar senin için hiç kolay değil, kıyamam ben bir taneme” diyebiliriz.

İster çalışan, ister çalışmayan anne olun yaşadığınız günlük streslerin içinde bu dünyanın en harika bebeklerini büyütmek hiç kolay değil. Ağlarken o gözyaşlarını dindirememek hiç kolay değil. Bir yandan ona en iyiyi vermeye çalışırken içinde acaba yanlış mı yapıyorum suçluluk duygusu ile baş etmeye çalışmak hiç de kolay değil.

Sevgiyle kalın

KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.

KEDİTÖR
HOMO NOVUS
BERABER BÜYÜYELİM
YOGA YOLU
Psiko Kinesiyoloji
KURALDIŞI DÜNYASI
İLUGA
ACİL SERVİS

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler

Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur.  >>

  • menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum

    51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?

  • sırf bana inat başkasıyla evlendi

    Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.

14 mayıs haftası burç yorumları

Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak.  >>

Ayrılıklar sevdaya dâhil mi?

Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi?  >>




Şifremi Unuttum



Üye Ol