Gözlerimiz Neler Söylüyor?

Temmuz 2010

Berna Esin  kim (kim)

28 Ocak 1966’da, kova üstü ikizler olarak doğmuş bir hava kadınıdır ve hayatında her alanda, sürekli hareket halinde, değişim içindedir.

Meraklıdır ve yeni bilgiye bayılır. O kadar ki, pazarlarda meyve sebzenin gazete kâğıtlarına konduğu yıllarda, eve getirilen erzakın yerleştirilmesine yardım ederken kendisini hep o gazete kâğıtlarını okumaya dalmış bulduğunu söyler.

Bilgileri görsel almayı tercih eder. Filmler, diziler gibi hikâye anlatan görsel araçlarla bilgiye ulaşmak hoşuna gider. Okumayı da sever. Hikâye içinde aktarılan bilgi beynine çok iyi geldiğinden, mesela, Paulo Coelho okumaya bayılır.

Sohbet, çikolata, kahve, sinema, bir kadeh şarap ve belki hatta sıcak şarap; evinin huzuru, doğal, sakin, dingin ortamlar, güzel ve duyguları harekete geçiren müzik, dans; Kaş; sevgiyle üretilen, yaratılan her şeyin hayatı yaşanmaya değer kıldığına inanır. Hayatın bütününü meditasyon olarak görür; her saniyesini doya doya yaşayıp dolu dolu hissetmeye bakar.

Kendisini şöyle tarif eder:

Ben, kurumsal kültüre ve kalite belgesine sahip bir şirkette uzman ve yönetici olarak çalışma hayatı; psikolojik problemlere sahip bir annenin yaşama bağlanmasında yol arkadaşlığı, hiperaktiflikten etkin bireyliğe geçiş yapan bir gencin anneliği; üç evlilik, iki boşanma, çok değerli eğitmenlerden iş ve bireysel gelişime yönelik eğitimler, hem başarıların hem dibe vurmaların aynı doğallıkla yaşandığı ve her seferinde bir adım daha ileriye atılan, hep daha doğrunun arandığı üretken, olumlu değişimlere geçiş sağlayan bir yaşam anlamına geliyorum.

Ve her bir hücreme işlenmiş olan ve işlenmeye devam eden tüm bilgilerimi ve deneyimlerimi evrensel paylaşıma açmaya bayılıyorum.

yorum (0) gönder Sep Icon yazdır

Yazıma, her zaman olduğu gibi, bana gelen epostalardan cümlelerle başlıyorum.
Metinlerden gönderenlerin özeline dair detayları çıkarıyorum.
Aşağıdaki satırlar aslında hepimizin satırları, hepimize ayna tutuyor.

Kendimi harika hissediyorum bugün. Bu sabah ben kime koçluk yapacağım, nasıl olacak bu derken kendimi koçluk yaparken buldum.

Ofise bugün uzun yıllardır terfi edemeyen ve kariyer planlaması için başvuran biri gelmesin mi? Kendisinin terfi edememe nedenleri var ve bunlar çabayla giderilebilecek şeyler. Görüşme sonunda, nerede çözümsüz kaldığını, ne ve nasıl yapması gerektiğini kendisi keşfederek ve kararlar alarak ayrılmasın mı:) Bir an inanamadım… Gerçi önümde sorular yazılı olarak yoktu ama sanki her biri içimden çıktı ve ben yavaş yavaş ona rehberlik edebildim.

Bu akşam ona ve kendime teşekkür ettim (Gerçi o bilmiyor ama yürekten yüreğe gitmiştir değil mi? :) )
….
Her gün birisine koçluk yapacağım niyetine girdim ya… bugün iki kişi ile görüştüm. Evren gönderdi sağ olsun:)

Bu görüşmelerde arzuladığım hedefime ulaşamadım. Egom devreye girdi. Olsun. Neyi yaptığımı ve neyi yapmamam gerektiğini tespit ettim en azından. Çok keyifli….
….
Hepimiz özümüzle karşılaşıyoruz ve çok güzel bir dönemi paylaşıyoruz.
“Kozmik bağımıza teşekkür ediyorum” sözü harika bir söz ve her şeyi o kadar güzel anlatıyor ki. Ben de bu bağa teşekkür ediyorum.
….
İhtiyacı olana evren yardım ediyor gerçekten. Yardım istemek ve sorunumu kabul edip çözmeye odaklanmak bana çok iyi geldi, umarım devamında da iyi bir şeyler oluyor.
….
İşe kabul edildim:) İnanılmaz bir iş görüşmesiydi :) Nasıl güzel bir enerjiyle yüklenmişim anlatamam :)
….
Geçen hafta, içimde bir ses, güven-güvenme-hadi kafandaki asıl seni meşgul eden konuya kitlendin-çöz kilitlerini dedi durdu…
….
Hepimizin ışıltısı biricik, ben kendimle daha barışık olma yolundayım…
….

La Toya Jackson, ağabeyinin ölüm yıldönümünde “O öldürüldü. Çünkü ölüsü dirisinden daha çok para ediyordu” demiş.

Tüm insanların arasındaki, “Hepimiz BİR’iz” olarak en öz şekilde tanımlanan bağ, internet ağı gibi, bizleri birbirimizle ilişkili kılıyor.

Bu durumda, Michael Jackson’ı gördüğünde, “Para geliyor” cümlesi beyninden geçen bir insanla “Michael geliyor” cümlesi beyninden geçen arasındaki bağ nasıl bir bağdır?

Neler gelir, gider bu bağlantı üzerinden?

Kendilerine has, kendilerini birbirlerinden koruyan virüs koruma programları var mıdır?

Akış hangi noktada durur, nerede ve nasıl devam eder?

Özsaygı, virüs koruma programı mıdır? Ve etik değerler?

Bu hafta, Özgür Bolat tarafından yazılmış anlamlı bir makale bir arkadaşım tarafından bana epostalandı. Makale, aynanın insan dürüstlüğü üzerindeki etkisi ile ilgili araştırmalar ve gözlemler içeriyor. Aşağıdaki cümleler makaleden:

İnsanlar aynaya baktığı zaman kendilerinin farkında oluyor, kendileri ile yüzleşiyor. Hiç kimse kendi yüzüne bakıp, “Evet ben şerefsizim” diyemez. Ayna insanları kendi vicdanları ile tek başına bırakıyor.

O zaman diyorum ki, bundan süper bir kendi kendimize koçluk egzersizi çıkar.

Her gün bir ayna önüne geçelim.
Mesela beş dakika.
Tam merkezden, direkt olarak kendi gözlerimizin içine bakalım.
Gözlerimiz neler söylüyor?

berna@kuraldisi.com  adresime “Yasam Cesurlari Sever” konulu e-postalarınızı yollayın. İçine bir tutam cesaret, bir tutam umut, bir tutam sevgi koyun.

Bir filmdeki karakterin dediği gibi, “Yüzüstü düşme riskini göze alabilirsek her istediğimizi yapabiliriz.”

Yaşam, tüm korkularına rağmen adım atanları ödüllendirir.

Öğrenmenin, deneyimlemenin sınırı yok…
Paylaşmanın keyfi çoook…

Her şey çok güzel oluyor  ☺
Bana bol bol yazın, iluga(güzellikle) yaşayın ☺

Ayna ile ilgili makalenin tümü:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15120160.asp?yazarid=313

KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.

KEDİTÖR
HOMO NOVUS
BERABER BÜYÜYELİM
YOGA YOLU
Psiko Kinesiyoloji
KURALDIŞI DÜNYASI
İLUGA
ACİL SERVİS

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler

Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur.  >>

  • menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum

    51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?

  • sırf bana inat başkasıyla evlendi

    Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.

14 mayıs haftası burç yorumları

Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak.  >>

Ayrılıklar sevdaya dâhil mi?

Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi?  >>




Şifremi Unuttum



Üye Ol