Yine Yeniden “Postür”

Eylül 2010

Dr. Ömer Önder

yorum (0) gönder Sep Icon yazdır

Geçtiğimiz haftalarda kendimize postüral anlamda yani duruş anlamında iyi baktığımızı ve bu anlamdaki farkındalıklarımızı artırdığımızı varsayarak ilk adımı hep beraber attığımızı düşünüyorum.

Bu kadar önemli bir konuda biraz daha teorik bilginin zararı olmaz diyerek postüre etki eden faktörlerden söz etmek istiyorum sizlere.

Duruşa etki eden faktörler:

  • Irk
  • Beslenme
  • Kalıtım
  • Psikolojik durum
  • Sosyoekonomik durum
  • Meslek ve uğraşılar
  • Egzersiz
  • Yorgunluk
  • Aşırı kilo
  • Kötü çalışma ortamı
  • Kısalmış kaslar nedeniyle azalan esneklik
  • Kemik ve yumuşak dokuya ait patolojiler

Bu faktörlerden özellikle kötü çalışma ortamına -önümüzdeki haftalarda daha da detaylı olarak ele almak üzere- biraz değinmek istiyorum.

Hayatımızın önemli bir bölümünün ofislerde ve masa başında geçtiği düşünülecek olursa bu konunun ne denli önemli olduğu ortadadır.

Kısaca özetlemek gerekirse, çalışma ortamının çalışana uygun hale getirilmesi, “ofis ergonomisi” dediğimiz çok kapsamlı ve multidisipliner bir alanın konusudur. Mühendislik, mimarlık, tıp (fizyoloji, anatomi), psikoloji gibi birçok bilimsel disiplinin ortak çalışma alanıdır ergonomi ve amaç, insana en iyi şekilde uyumlanmış makine, çevre sistemleri geliştirmektir.

Gün boyu oturduğumuz sandalyeden bilgisayarın klavyesine, çalışma masamızdan bilgisayarımızın faresine kadar her şeyin bedene uyumlu olması gerekir. Yapılan araştırmalar, ergonomik ortamların kas-iskelet sistemi hastalıklarını en az yarı yarıya azalttığını gösteriyor. Bu konudaki farkındalıklarımızı geliştirdikçe risklerimizi azaltıp, duruşumuza çok ciddi katkı sağlamamız mümkün. Evet, böylesi önemli bir konuda önümüzdeki haftalarda yazmaya devam edeceğim.

Şimdi gelelim iyi bir postür için nelere ihtiyaç duyduğumuza…

İyi bir postür için ihtiyacımız olanlar:

  • Esnek kaslar
  • Eklem hareket açıklıklarının normal olması (Her eklemin bir normal hareket açıklığı vardır ve bu hareket açıklıklarında azalma, duruşumuzu çok ciddi olarak etkiler).
  • Esnek bir omurga (Hayattaki duruşumuz da omurgamızın esnekliği kadar esnek olabilir tekrar hatırlatayım istedim).
  • Omurganın her iki tarafındaki kasların dengesi
  • Postürümüzle ilgili farkındalıklarımızın artması

Peki neler yapmalıyız?

İyi bir postür için yapmamız gerekenler:

  • Rahat ve doğal olmalıyız yani askeri bir duruş veya kasılmış ve baston yutmuş gibi bir duruş da istediğimiz bir şey değildir.
  • Başımız dik olmalı ama boynumuzun önü gergin olmamalı ve çene seviyemize dikkat etmeliyiz (Çenemiz düşmemeli hiçbir anlamda!!!)
  • Omurgamız dik omuzlarımız rahat ve gevşek olmalı ama asla düşük ve kamburlaşmış değil.
  • Ayak parmaklarımız karşıya bakmalı ki ağırlığımız tabanımıza uygun bir şekilde dağılsın.
  • Yüz ifademiz gergin olmamalı mümkünse tebessüm etmeli ve hatta sık sık kahkaha atmalıyız.
  • Düzenli egzersiz yapmalıyız.
  • Doğru nefes almalıyız.

Son bir hatırlatma; kötü bir duruş nefes alanını en fazla daraltan faktörlerden biridir.

KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.

KEDİTÖR
HOMO NOVUS
BERABER BÜYÜYELİM
YOGA YOLU
Psiko Kinesiyoloji
İLUGA
ACİL SERVİS

salamlı sandviç en zararlısı

Gelin yediğimiz tipik bir sandviçe bakalım: Genellikle ekmek, sandviç ekmeği, tereyağı ve bir tür şarküteri ürünü içerir ve yanında veya üstüne bir meşrubat, çay veya kahve içeriz. Ekmek karbonhidrat türü bir yiyecek, tereyağı yağ ve et de protein  >>

mayalı ekmeğin tehlikesi

Amerika’da yapılan bazı araştırmalar, ekmek yapımında kullanılan mayanın bedenimizdeki kanserli hücreleri harekete geçirdiğini göstermektedir. Mayalı ekmek yediğimiz zaman, sindirim kanallarımızı  >>

  • kendimi nasıl sevebilirim?

    Küçük yaşta tacize uğramıştım, bir şey olmadı ama hep kendim ezik gibi yaşadım. Kendimi nasıl sevebilirim? Gerçekten sevildiğime nasıl inanabilirim?

  • tatlı yememem lazım, ısrarla yiyorum

    Hipoglisemim var, tatlı yememem lazım, ısrarla yiyorum, kilo alıyorum, az bir şey zayıflayıp güzelleştikçe daha çok yemeye başlıyorum.

30 ocak haftası burç yorumları

Neptün bu hafta 3 Şubat’ta Balık burcuna tam olarak yerleşiyor. Balık burcunu ilgilendiren bir habermiş gibi görünmekle birlikte Neptün’ün bu büyük hareketi 2012 fenomenini yaratan, hepimizi yakından ilgilendiren; hepimizin yaşam biçimlerimizi ve yaşama bakış açımızı yenileyecek bir değişim getirecek. Gerçek dünyadan kaçınarak hayallerle süslenmiş, ideallerle bezenmiş utopik bir dünyaya adım atacağız. Rüyalarımızın çıktığını birbirimize anlatacağız, dileklerimizi daha şevkle, daha çok inanarak isteyecek ve gerçekleştireceğiz.  >>

Sevgililer Gününü Kutlamalı mı?

Bir 14 Şubat daha geldi geliyor çok şükür. Aziz Valentine’in bu özel gününde hep birlikte strese gireceğiz. Kimimiz bir sevgilisi bile yok diye, kimimizse sevgiliyi nasıl memnun edeceğiz diye…  >>




Şifremi Unuttum



Üye Ol