Önce Söz Vardı

Ekim 2010

Çağlayan Erendağ

yorum (0) gönder Sep Icon yazdır

Ekim 2010

“Önce söz vardı”

Bütün kutsal kitaplar böyle der. Demek ki, söz güçlü, söz önemli. Söz ruhumuz dâhil, tüm benliğimizi etkiler.

Nereden çıktı şimdi bu ağır mevzu derseniz, kısa süre önce çevirdiğim Beşinci Anlaşma adlı kitapta pek çok temel kavramın yanı sıra, sözün hakikatle ilişkisi de sorgulanıyor.

Hani “Gülün adı başka olsaydı da değişmezdi kokusu” diyen şair misali, biz insanlar, kavramları sözü bilmeden önce zihnimizde oluşturuyormuşuz. E, peki “iyi” “kötü” “güzel” “çirkin” ne ola o halde? Bir kediye “Sen köpeksin” desek alınır mı? Yoo, miyavlamaya devam eder. Oysa insan öyle mi? Patlatıverir yumruğu maazallah.

Yok, öyle ego-mego konularına girmeyeceğim şimdi.

Devamını merak ediyorsanız,  yakında Kuraldışı’nın yayımlayacağı Beşinci Anlaşma’yı okumanız gerekecek.

Ben kitaptan etkilenip bu düşünceleri kafamda evirip çevirirken, bir dost meclisinde şöyle bir soru atıldı ortaya:

“Son 10–15 yılda önce yazılı metinlerde çıkıp sonra ‘halk’ diline düşen kelimeler/sözler/kavramlar hangileri?”

Hemen biri atıldı, “empati/duygudaşlık.”

Derken herkes havaya girdi, sözler orta yere dökülmeye başladı: “stres, paradigma, sinerji, farkındalık… panikleme… etkileşim, imaj, parametre… sivil itaatsizlik… misyon, vizyon… korku kültürü…”

Liste uzadıkça uzadı.

 
Aldı mı bizi bir düşünce, 15 yıl önce empati yok muydu kuzum? Hani bir büyüğümüz çıkıp “İnsanlar birbirlerine empati göstermeli” demiş olsaydı, halk ne anlayacaktı bundan? Ya dilimize pelesenk olan “stres” hiç mi yoktu ana babalarımızın gençliğinde?
İşte böyle. Kuyuya bir taş attım, varsın çıkartsın birileri…

Dil bu, kemiği yok ki.

KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.

KEDİTÖR
HOMO NOVUS
BERABER BÜYÜYELİM
YOGA YOLU
Psiko Kinesiyoloji
KURALDIŞI DÜNYASI
İLUGA
ACİL SERVİS

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler

Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur.  >>

  • menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum

    51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?

  • sırf bana inat başkasıyla evlendi

    Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.

14 mayıs haftası burç yorumları

Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak.  >>

Ayrılıklar sevdaya dâhil mi?

Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi?  >>




Şifremi Unuttum



Üye Ol