SATIN ALDIĞIMIZ HER ÜRÜNÜ GİZLİCE ONAYLIYORUZ

Şubat 2011

Dilek Kökter  kim (kim)

30 Temmuz 1967’de ikinci çocuk olarak İstanbul’da hayata merhaba dedi. Değişimin hayatın ta kendisi olduğunu ve her problemin içinde şifalandırıcı bir fırsat gizlendiğini deneyimle öğrendi.

Bitmek tükenmek bilmeyen merak duygusu ve öğrenme açlığı ona hayatında hep yeni kapılar açtı. İnsan psikolojisine ve hayatın mucizesine duyduğu merak ergen yaşlarında başladı.

Kitap okumayı seven, belgesel izlemeye bayılan, dansla kendinden geçen, hayatın coşkusuyla hüznüyle en iyi öğretmen olduğunu bilen ve olumlu düşüncenin gücüne inanan biri olarak tanımlıyor kendini.

Yaşam Okulu sürecinde yüklerinden özgürleşmeyi, yazmaya olan ilgisini ve yazı yazmanın ne kadar şifa verici bir “ilaç” olduğunu keşfetti.

Kendini tanıma yolculuğunda keyifle yürümeye devam ediyor.

yorum (1) gönder Sep Icon yazdır

Büyük değişimler için genellikle kitlelerin harekete geçmesini bekleriz. Evet, büyük değişimleri yaratan kitlelerdir ama onları oluşturan daima bireysel hareketler ve küçük değişimlerdir.

Bütüne katkı adına her birimizin tek başına yapabileceği o kadar çok şey var ki, hiçbirimiz kendimizi küçümsemeyelim ve daima şunu hatırlayalım: Değişim ancak kendimizde başlarsa başkalarına ilham olabilir.

Hepimiz Bütünün birer parçasıyız, artık kendimizi bu gezegenden ayrı görmeye bir son verme zamanı. Bütüne yaptığımız her katkı hem bize, hem başkalarına, hem de gezegene faydalı, bunu fark etme zamanı.

Mevcut düzende çoğumuz bilinçsizce tüketmeye alıştık. Bugüne kadar TV reklamları bize ne sunduysa onu tükettik. Hem de sorgulamadan, araştırmadan, körü körüne… Neden?

Eminim hepimizin ayrı ayrı mazeretleri vardır ama artık mazeretlere değil çözümlere odaklanma zamanı. Yediğimizle, içtiğimizle, soluduğumuz havayla kendi kendimizi yok etme aşamasına geldik!

Bunu yaratan biziz! Bunu yaratma gücünü kendimizde bulduysak, değiştirme gücünü de bulabiliriz. İçimizdeki güce sahip çıkma zamanı. Şimdi yüzeysellikten sıyrılıp daha geniş açıdan bakma zamanı!
Bütünsel bakma zamanı!

Artık sahte rahatlık alanımızdan çıkıp sağlığımızın ve yarınlarımızın sorumluluğunu almayı seçelim, araştıran ve bilinçli tüketiciler olmayı seçelim.

Satın aldığımız her ürüne ödediğimiz paranın, aslında o ürüne verdiğimiz oy/onay olduğunun farkında mıyız mesela? Nasıl ki parti seçimlerinde oy kullanıyoruz, işte aynı şekilde satın aldığımız her ürünü de ödediğimiz para ile oyluyoruz, onaylıyoruz. Biz tükettikçe onlar üretiyor, arz-talep dediğimiz şey de bu zaten. Ödediğimiz her kuruş ile üretici/satıcı firmalara verdiğimiz sessiz ama etkili mesaj şu: Ürününüzü beğeniyorum ve destekliyorum.

Bu bize hem bireysel olarak hem de kitlesel anlamda farkında bile olmadığımız kocaman bir sorumluluk yüklüyor, bugünün ve geleceğin sorumluluğunu…

Havamızın, suyumuzun, toprağımızın kirlenmesi de zamanında bir “ilk adım” ile başladı ve şimdi temizlenmesi için de her birimizin atacağı bir “ilk adıma” ihtiyaç var. Biz kimyasallarla beslenmiş GDO’lu ürünleri satın almaya devam ettikçe kendi sonumuza yaklaşmaya da devam ediyoruz. Toprağımızın ölmesine, çocuklarımızın kısırlaşmasına, daha adını sanını bilmediğimiz birçok hastalığın oluşmasına “evet” oyu veriyoruz.

Artık oyumuzu bilinçli kullanma zamanı:

Yaşam enerjimiz olan suyu satın alırken gerçek kaynak suyu olmasına ve Ph değerinin yüksek (yedinin üzeri) olmasına özen gösterebiliriz. Marketlerde ürün seçerken o minicik yazılmış yazılara dikkat etmeyi seçebiliriz, o ürünle birlikte satın aldığımız (oy verdiğimiz) hangi kimyasalları ve katkı maddelerini evimize soktuğumuzun farkında olmayı seçebiliriz ya da mevsim dışı sebze meyve almamayı seçebiliriz. Doğal ürünler satan mağazaları araştırabiliriz, memnun kaldığımız ürünleri başkalarına önerebiliriz.

Marketlere gitmeden önce şöyle bir düşünelim: Sağlığımı bozması için hangi ürünlere para ödüyorum? Üstüne para vererek kendimi ve yakınlarımı hangi kimyasallarla zehirliyorum? Bunların bedellerini ne şekilde ödüyorum? (Daha detaylı bilgi için Nil Gün’ün Gıdalarda En Zararlı 10 Katkı Maddesi başlıklı yazısını okumanızı öneririm)

Elimizin altında internet gibi bir destek var, gıda sektöründe olup bitenleri (olumlu ve olumsuz anlamda) araştırabiliriz, sağlığımıza zararlı olan maddelerin listesiyle alışverişe gidebiliriz, marketlere sağlıklı gıda maddeleri satmaları için dilekçe verebiliriz, üretici firmalara taleplerimizi bildiren mailler gönderebiliriz ve inanın daha neler neler yapabiliriz… Yeter ki yapmayı seçelim…

Sen sessiz kalırsan, ben sessiz kalırsam, o sessiz kalırsa büyük değişimleri yaratan kitleler nasıl oluşacak?

Uyanma zamanı…

KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.

KEDİTÖR
HOMO NOVUS
BERABER BÜYÜYELİM
YOGA YOLU
Psiko Kinesiyoloji
KURALDIŞI DÜNYASI
İLUGA
ACİL SERVİS

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler

Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur.  >>

  • menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum

    51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?

  • sırf bana inat başkasıyla evlendi

    Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.

14 mayıs haftası burç yorumları

Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak.  >>

Ayrılıklar sevdaya dâhil mi?

Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi?  >>




Şifremi Unuttum



Üye Ol