Şubat 2011
Dolapdere’de Pirireis İlköğretim Okulu’nda öğretmenlik yapıyorum. Bulunduğum yer sosyoekonomik yapısı itibariyle suç oranı yüksek, eğitim oranı düşük bir yer. Ama çocuklar her yerde çocuk.
Her şey bir anda olur ya veya olan şeyleri bir anda fark ederiz. Bana da öyle oldu işte. Derste öylesine sorduğum bir soru ile sadece alkol, uyuşturucu kullanma yaşının değil, umutsuzluk, hayalsizlik yaşının da ne kadar düştüğünü fark ettim. Etraf yaşlı çocuklarla doluydu. Bu hem acıttı hem ürküttü beni.
Onların hayatta bizim sahip olduğumuz Noel Baba gibi kahramanları hiç olmamış. Onlar çok erken büyüyüp hayal kurma yeteneklerini kaybetmiş çocuklar.
Yaptığım şey bir oyun gibi başladı sonra bunun iyi bir fikir olabileceğini düşündüm ve yola koyuldum.
“Noel Baba gelseydi dileğiniz ne olurdu?”
Kendilerini soruya bile bırakamadılar… Sorgulamakla başladılar.
Kimi “Noel Baba yok ki!” dedi. Kimi “Geyikler uçmaz!” dedi. Kimi de “Olsa bile bizim mahalleye gelmez!” dedi. Anlaşılan görmediğin şeylere inanmama yaşı da bayağı düşmüştü. Mucizelere inanmaktan bahsetmiyorum bile… Kar tanelerini hatırlattım onlara, hepsinin ayrı bir şekli olduğundan bahsettim, bu da bir mucize değil miydi? Mucizeler bazen kılık değiştirir bulurdu bizi.
Hadi dedim deneyelim bakalım, belki de imkânsız dediğimiz şeyler gerçek olur. Noel Baba’ya bir mektup yazalım, dileklerimizi söyleyelim…
Ama onlar için bu kadar basit değildi. İkna edilmeyi bekleyen zihinlerin soruları başladı.
- Bundan not verecek misiniz?
- Yazmak mecburi mi?
- Noel Baba siz misiniz?
- Yakın arkadaşınız mı?
- Kesin gelecek mi?
Sorular sorular…
Çocuklara bir oyun oynayacağımızı, bunun bir ödev olmadığını, not vermeyeceğimi ve gönüllülük esasına dayalı olduğunu söyledim. İsteyenler Noel Baba’ya bir mektup yazacak, kendisini tanıtacak, hislerini paylaşacak ve ondan bir dilek dileyecekti. Bunu yapma amacının evrenden bir şeyi nasıl isteyeceklerini öğrenmek olduğunu anladılar.
Dileklerini dilerken uymaları gereken bazı kurallar belirledik:
Dilekleri kendileriyle ilgili olacaktı.
Dileklerini ayrıntılı bir biçimde anlatacaklardı (Anlatmazlarsa evren onlara ne göndereceğini bilemezdi.)
İstedikleri şey hayatlarına, yaşlarına uygun, manalı bir şey olacaktı.
Dileklerini belirlemek için uygun bir sıralama yapacak ve kendilerine en yakın olandan başlayacaklardı.
Mektupların arkasında açık adreslerini belirteceklerdi. (Evrene açık adres versinler ki dilekler geleceği yeri bilsin.)
Bütün bunları konuşurken çocuklar bana sürekli bu dileklerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini sordular. Onlara her yaptığımızla hayattan bir şeyler öğrendiğimizi, her mucizenin gerçek olabileceğini ama hiçbir şeyin de bir garantisi olmadığını söyledim. Bazıları mektupları yazdı bazıları yazmadı. Daha sonra Noel Baba’nın ismini Yeniyıl Meleği olarak değiştirdik. Hem yeni bir yol denemiş olacaktık hem de kendimize ait bir kahramanımız olacaktı.
Bu çocukların umuda, hayallerine sıkı sıkıya bağlanmaya, reddedilme duygularını aşmaya,sevgiye -hepimiz gibi- ihtiyaçları vardı.
Bazı çocuklar Yeniyıl Meleğini yaratmayı seçti bazıları yaratmamayı. Sonra melekler iş başı yaptı. Üç gün içinde yüz elli melek, yüz elli mutlu çocuk yarattık. Ben mektuplar elimde kalır diye korkarken keşke daha çok olsaydı dedim.
Karanlık bir gece düşleyin. Kalabalık ama karanlık bir gece, kimse kimseyi görmüyor. Sonra bazıları ışık saçarak görünür hale geliyor. Ve bu hızlı bir şekilde yayılıyor. Her ışıkta gücüm arttı umudum arttı.
Bana güç veren, umut veren, yalnız olmadığımı hissettiren bütün melekleri çok seviyorum. Varlığınız için şükran duyuyorum.
Çocuklara gelince…
KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.
Diğer "Kalem Kutusu" yazıları:

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler
Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur. >>
menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum
51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?

sırf bana inat başkasıyla evlendi
Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.

14 mayıs haftası burç yorumları
Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak. >>
Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi? >>
Sayın hocam müthiş bir iş yapmış ve başarmışsınız. Sizin gibi eğitim melekleri olduğu sürece hep umudumuz var. Vaktinden önce büyüyen çocuklarımızı yeniden yaşlarına döndürme konusunda yaptıklarınızı canı gönülden destekliyor şayet her hangi bir konuda yardımım olursa seve seve yapacağımı bildirmek isterim. Yavuz Gacar
Gözlerimden yaşlar süzülerek, kalbim daha da yumuşayarak okudum her satırı. Çocuklara çocukluğu tekrar hatırlatırken kendimize hatırlatmak gibi.
Çocuklar, içimizdeki çocuğun arkadaşları… Onlara yakın olmak içimizdeki çocuğa dokunmak demek, bu kadar oyun arkadaşım olduğu için çok mutluyum.
İnsanın içini ısıtan, varlığını hatırlatan ve geçmişi, şimdisi ne olursa olsun herkesin güzellikleri yaşamaya hakkı olduğunun altını çizen muhteşem bir proje… Ellerinize sağlık Öykü Hanım.
senin gibi öğretmenler oldukça bizler hep unuttuğumuz çocukluğumuza dönüp unutulan her şeyi tekrar hatırlayacağız ve bu minik mucizeler için üzerimize düşen görevleri yapacağız. öğretmen olmadığım için hayat boyu öğrenciyim, kutsal ellerinden öpüyorum sevgili öğretmenim ve en kısa zamanda banada bir ödev vermenizi yürekten istiyorum. yeni yılınız kutlu olsun……