Soyunmanın Hazzı

Temmuz 2011

Bade Gül Kılınç  kim (kim)

Temel ve orta seviye yoga hocalık eğitimini Cihangir Yoga’da  tamamladı.
Öğrencilerinden öğrenmeye ve içsel araştırmalarıyla eğitimine devam ediyor.

Hissetmek, doğasını fark etmek, kabul etmek ve özgürce ifade edebilmek onun uygulaması. Nefes farkındalığı, meditasyon ve his araştırması derslerinin özü. Katılımcıların, güçlendiği, esnediği, köklendiği, yumuşadığı serilerden oluşuyor dersleri. Öğrencilerin, asanalara (yoga pozlarına) hem güvenli hem sınırlarını araştırarak girmelerine, kendilerine en uygun hal içinde kalmalarına ve çıkmalarına destek olurken kendilerine samimice yaklaşmalarına aracı oluyor.

Godfrey Devereux, Svagito Liebermeister, Wayne Liquorman, Erich Schiffmann gibi isimler hem yoga anlayışını hem hayat anlayışını etkiledi, genişletti.

Yazıyor, yazmaktan besleniyor. Yazmak onun için hem bir süreç hem sonuç. Çokça aslında kendine yazıyor. Kendine yazdıklarından, etrafına veriyor.

Hayat onun için; araştırmak, keşfetmek, içinde olanı vermek, vermekten öğrenmek, sevmek.

Diyor ki:

Kuraldışı’nda katıldığım Yaşam Okulu eğitimleri hayatımı derinden etkiledi. Merdivenlerinde oturup kaldığım ve bir türlü gidemediğim o günden sonra hayatım; her an değişen, dönüşen, gelişen, kendimi arayışımla zenginleşen canlı bir organizmaya evrildi. Potansiyellerim bir bir ortaya çıkmaya başladı. Yaşamım yepyeni bir boyut kazandı.

Bundan sonra ne olacağı meçhul. Yol nereye gider, beni nereye götürür bilinmez. Ve her şeyiyle yeniyi, geleni, olanı hevesle kucaklamayı deniyorum, mümkün olabildiğince, elimden geldiğince. Yaşamın ve kendi doğamın her haline EVET’i araştırıyorum.

İçimdeki öz sizin içinizdeki özü selamlıyor.

yorum (6) gönder Sep Icon yazdır

Sabah saat beş buçukta uyandık, Kaş’taki butik otelimizde. Hemen otelin aşağısında deniz üzerine kurulmuş ahşap platforma matlarımızı serip başladık yogamıza.

Platform altında kayalara çarpan dalga sesleri, nefesimize yarenlik eden yumuşak hava, ağaçların sabah kokusunda salınışından yayılan kokular ve sesler…

Yoga uygulamamızı tamamlayıp yol ve yoga arkadaşım Burcu ile denize atladık. Sabahın koynuna sere serpe yayılmış denizin kollarına kendimizi bıraktık. Bizden başka kimsecikler yoktu. Bikinilerimizi de çıkarıp tekrar daldık yumuşak, içini olduğu gibi gösteren denizin içine.

Özgürlük, cesaret, güven, hafiflik, kalbimden yayılan coşku. İki minik parçayı bile üzerimden çıkardığımda benden yayılanlara bir bakar mısınız lütfen. Sadece küçük iki parçayı kenara koyuverdim ve meğerse onların altında bir yunus balığı varmış. Neredeyse bir yunus balığı gibi neşeden çığırmaya başladım. İncecik, çocuksu sesler dudaklarımda koşturmaya öyle hevesliydi ki, tutana aşkolsun. Hem niye tutayım, tutmayana aşkolsun. Derinlere gitmeye korkan ben, sanki usta bir yüzücüymüşüm gibi artistik kulaçlarımla kıyıdan uzaklaştıkça uzaklaştım. Deniz, kendisine açıldım, savunmasızca kendimi ona sundum, çıplaklığımla içine girmeye niyet ettim diye sonsuzluğun kapılarını açıverdi bana.

Hoş bir sefadan damağımızda kalan bambaşka tatlarla kahvaltıya çıktık. Hanımelleri, yasemin, iyot kokuları içinde, yanı başımızdaki sandalyeye kurulmuş uyuklayan siyam kedisinin titreşen bıyıkları eşliğinde çaylarımızı yudumlarken katmanlarımız hakkında Burcu ile sohbet ettik. Bikinileri çıkarma karar anı, hafif bir görülme korkusu, boş verip harekete geçme saniyesi ve çıkarıvermek üzerimizdekileri. Ardından gelen hoşluk, hoşgelen rahatlık. Gülüşler arasında deneyimimizi daha bir taçlandırdık muzip bakışlarımızla.

Kabuklarımızı düşündüm. Biz korunmak için kabuklandıkça karşımızdakinin de kendini korumaya almasını. Aramızdaki mesafeleri, dokunulmazlığı, uzaklığı, yakınlaştıkça ortaya çıkacağını varsaydığımız tehlikeleri. Korunmak için kalınlaştırdığımız katmanların, yaşamın parmak uçları kalbimiz üzerinde dolaşırken, bu teması nasıl da hissetmekten bizi uzaklaştırdığını.

Sırlarımız, saklayıp gizlediklerimiz, karanlıklarımız, komplekslerimiz, tabularımız, yalanlarımız, tacizlerimiz, tacizcilerimiz, korkularımız, yaşamayı göze alamadığımız duygularımız, çekindiğimiz hislerimiz, düşüncelerimiz, arzularımız, hayallerimiz, aşklarımız, aşklardan kaçışlarımız… Hepsi belki bir kat daha giydiğimiz giysilerimiz. Dışarıdan saklanmak için pencerelerimize üst üste çektiğimiz ağır, kalın, koyu renk perdelerimiz. Yakınlaşmalarımıza koyduğumuz sınırlarımız ve sınırlarımızı koruyan telli, mayınlı, yüksek duvarlı askeri bölgelerimiz. Sırtımızda taşıdığımız ağır yüklerimiz.

Açtığımızda kendimizi her halimizle nasıl da yaklaşıveririz “öteki” sandığımıza bilir misiniz? Bilirsiniz elbet.

Bugün şimdi burada biraz daha yakınım denize, kendime, Burcu’ya, yaşama.

Tüm çıplaklığım ve sevgimle kucaklıyorum taaa buralardan, şimdi kim bilir taaaa nerelerde olan sizi.

KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.

KEDİTÖR
HOMO NOVUS
BERABER BÜYÜYELİM
YOGA YOLU
Psiko Kinesiyoloji
KURALDIŞI DÜNYASI
İLUGA
ACİL SERVİS

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler

Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur.  >>

  • menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum

    51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?

  • sırf bana inat başkasıyla evlendi

    Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.

14 mayıs haftası burç yorumları

Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak.  >>

Ayrılıklar sevdaya dâhil mi?

Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi?  >>




Şifremi Unuttum



Üye Ol