Ağustos 2011
“Bir kitap okudum hayatım değişti” diyen birini duyduğumda, hep şöyle demek geçer içimden: “O kitap senin kendi yaşamının hikâyesine bir ışık tuttu, şu ana dek yaşadığın her şey sanki o kitapla bir anlam buldu. Senin bir hikâyen olmasa, o kitabın değiştireceği bir hayat da olmazdı”
Ve ben Oda adlı kitabı okudum.
19 yaşındaki bir kadın kaçırılıp kapatıldığı bir odada tecavüz sonrası doğan oğlunu büyütüyor. Bütün hikâye beş yaşındaki bu çocuğun gözlerinden aktarılıyor okuyucuya. Jack, sadece o odayı ve annesini biliyor.
Jack’in sesini duyar gibi olduğum çok anlar oldu hikâyenin içinde. Annenin, elindeki üç beş şeyle kurduğu yaratıcı oyunlara gülümserken, gerçeğin dayanılmaz acısını içine atıp yataktan kalkamadığı günlerde Jack’in ona tanıdığı alana hayran oldum. “Anne gitti” diyordu sadece, fiziksel olarak orada olduğunu bilse de. O odada onlarla oldum bütün bu satırların arasında. Gözyaşlarımı tutamadığım anlarda beni bu kadar etkileyen şey, Jack’in ve annesinin birbirlerine duyduğu tarif edilemez sevgi idi.
Sonra kitap bitti.
Ertesi gün oldu. Seyahate gitmeyi planlayan bir danışanım yol boyunca dört yaşındaki kızını nasıl oyalayacağını sorduğunda Jack’in sesi tekrar düştü içime. O odada olan ancak bizim dünyamızda olmayan ne vardı? Altı saatlik bir araba yolculuğunda çocuğuyla ne yapacağını soran bir annenin göremediği ile beş yıl boyunca tek bir odada (akşamları gelen tecavüzcüsü gerçeğini de unutmayalım) oğluyla her an beraber olan annenin gördüğü neydi?
Sonra akşam oldu. Kızım uyurken ona bakar buldum kendimi. İçimde bir parçam günün koşturması içersinde onunla oynayamadığım, onunla olamadığım ya da olup da benimle oynamak istediğinde ona hayır dediğim anları hatırlıyordu ona bakarken. Ve içimde Jack’in sesi kızımın sesine dönüştü.
Ona sarıldım. İçimdeki suçluluk duygusu yaşayan parçama da sarıldım. Ve Jack ile annesinin o inanılmaz sevgisinin içimize akmasına izin verdim. Ve o an gördüm. Hiçbir geçmiş, hiçbir sis perdesi, hiçbir yargılama, hiçbir etiketleme olmadan kızımı gördüm. İşte o an, onun mucizevî varlığını kutlayan o müthiş sevgi kütlesi benim içimden dışıma çıktı. Ve ben o an sadece şükrediyordum…
Oda, Emma Donoghue, Doğan Kitap
KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.
Diğer yazıları:
Anne Bana Şokellalı Ekmek Versene!
Ablaya Teşekkür Et! Lütfen Dedin mi?
Dr. Byron Norton Türkiye'ye Geliyor

karbonhidratlı yiyecekler yenilirken uyulacak ilkeler
Hipokrat, yiyeceklerin ilaçlarımız olması gerektiğini söylemiştir. Bu düşünceyi hayatımıza uygulamak için yemek yeme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve belli ilkelere uymaya başlamamız gerekir. Karbonhidratlı besinler yerken her defasında bir çeşit karbonhidrat yiyin. Çeşitli nişasta türlerini karıştırmak iştah açar ve aşırı yememize neden olur. >>
menopozun etkisiyle devamlı kilo alıyorum
51 yaşındayım ve son senelerde menopozun da etkisiyle sanırım devamlı kilo alıyorum. Nerede hata yapıyorum acaba?

sırf bana inat başkasıyla evlendi
Beni çok seven bir erkekle sırf ailem uygun görmediği için evlenmedim, o da bana inat başkasıyla evlendi. Bu pişmanlıktan kendimi nasıl kurtarabilirim? Artık kendi hayatımı yaşamak istiyorum, onları değil.

14 mayıs haftası burç yorumları
Güneş-Jüpiter kavuşumu hafta sonuna kadar toprak grubu burçlara (Boğa, Başak, Oğlak) mutluluk verecek ancak Boğaların ayaklarının altında hâlâ muz kabuğu var. Merkür-Mars-Plüton arasındaki işbirliği hafta ortasına kadar devam edecek. Hafta ortasında hızlı planet Merkür sahneden çekilecek ve güç birliğine Mars ile Plüton devam edecek. Mars ile Plüton’un işbirliği kariyer, sağlık, iş dünyası alanlarında büyük başarı ve destek sağlayacak. >>
Eski sevgilinizle görüşüyor musunuz? Ya da hiç gitmesini istemediğiniz sevdiğiniz bir gün sizi terk etse içiniz yine de sevgiyle dolu olabilir mi? >>
Çok güzel bir saptama Nilüfer Hanım. Kitap paylaşımınız, öneriniz için teşekkürler.
Evet, Banu Hanım “Şükürler olsun, sevgi her şeye yetiyor ama her şeye…” Sevgilerimle
Tesekkürler bütün annelere ve babalara ışık olacak ne guzel bir paylaşım.
Gecen haftalarda katıldığım permakültür eğitiminde, katılımcılardan bir anne eğitimdeyken, baba dışarıda 2 ve 4 yaşındaki çocuklarına baktı, iki hafta boyunca. Ben nasıl olacak diye düşünürken …animasyonlar, oyunlar.. Çocukları için anne babalar meğer ne kadar yaratıcı olabiliyorlarmış. Şükürler olsun sevgi herşeye yetiyormuş