Ekim 2011
Tangoya ilk başladığım dönemlerde zihnimde sürekli bir ses vızıldardı: “Sen kim bu dansı öğrenmek kim! Dışarıdan çok komik görünüyorsun! Bak yine yanlış yaptın, zaten hep hatalı adımlar atıyorsun!”
Dans gecelerine gittiğimde herkesin beni izlediğini hatta gizli gizli bana not verdiğini düşünürdüm. Sonra bir gün şunu fark ettim: Kendime nasıl davranıyorsam başkalarına da aynısını yapıyordum. Gözüm milletin hatalı adımlarındaydı!
Sonra bu tavrımın sadece tangoya dair olmadığını hayata böyle baktığımı görüp sarsıldım.
Kuraldışı eğitimlerinde yargıcımla tanıştım; esnemeyen, sert, kırılgan ve suçlamaktan başka bildiği olmayan sevimsiz yargıcımla. Onunla ilişkimi adım adım değiştirdim; öncelikle sözlerine daha az kulak asar oldum ve bir gün nihayet onu susturmayı başardım. Tango yaparken (ve yaşarken) anda olmak ne demekmiş bu sayede anladım; bildim, hissettim.
Tangoda müzik başladığı anda, boşlukta süzülen melodiler bedenden içeri akar, ruhla birleşir. Ruhla bütünleşen notalar zihni harekete geçirir. Sevgiyle başlayan adımlar sevgiyle devam eder, sadece saf sevgi vardır.
Yargı olmadığı için geçmişi düşünmezsiniz, gelecekle ilgili endişe taşımazsınız. Sadece ana odaklanır, şimdiyi yaşarsınız. Tüm duygularınızın kaynağı siz olduğunuz için hepsini kabul eder duygularınızın sorumluluğunu alırsınız.
Dünyada tango yapan kaç dansçı varsa emin olun o kadar da stil vardır. Her dansçı tangoyu önce birinden öğrenir sonra kendi dansını yaratır. Yaratıcılığın sınırsız olduğu bu dansta asıl olan figürler, adımlar, sayılar, kurallar değil sadece enerjidir. Müzik ve pist seni nereye sürüklüyorsa bedenin buna uyum sağlar.
Erkeğin gönderdiği enerjiyi, kadının almasıyla dans başlar ve devamında her şey aynı anda oluşarak ilerler. Bu nedenle her iki tarafın birbirlerinin ne hissettiğini ve ne yapmak istediklerini anlamaları uyum için son derece önemlidir. Tango varsayımdan uzak tamamıyla şimdiki ana odaklı yapılan ve o anların toplamından oluşan bir danstır. Uyumlu bir ilişkiye dair her şey tangonun içinde de vardır: empati, güven, paylaşım, anlayış, özgürlük, iletişim…
Tangoda ilk öğrenilmesi gereken bedenin enerjisidir. Çünkü enerjinin yoğunluğu ve şiddeti dansın temelini oluşturur. Bu farkındalığı yaşadığımızda enerji alışverişini doğru bir şekilde başlatırız. Figürlerin herhangi bir sırası yoktur. Yaratıcılığın kadar dans edersin. Ruhun seni nereye götürüyorsa, zihnin seni nasıl yönlendiriyorsa, bedenin buna nasıl uyum sağlıyorsa öyle dans edersin. Sınırlı bir alanda sınırsız dans edebilme gücüne sahipsindir.
Kalkın ve ilk adımınızı atın gerisi kendiliğinden gelecektir…
KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.
Gelin yediğimiz tipik bir sandviçe bakalım: Genellikle ekmek, sandviç ekmeği, tereyağı ve bir tür şarküteri ürünü içerir ve yanında veya üstüne bir meşrubat, çay veya kahve içeriz. Ekmek karbonhidrat türü bir yiyecek, tereyağı yağ ve et de protein >>
Amerika’da yapılan bazı araştırmalar, ekmek yapımında kullanılan mayanın bedenimizdeki kanserli hücreleri harekete geçirdiğini göstermektedir. Mayalı ekmek yediğimiz zaman, sindirim kanallarımızı >>
maaşımı son kuruşuna kadar harcıyorum
Ben maaşımı son kuruşuna kadar harcayıp kredi kartımı dolduruyorum, para biriktiremiyorum, o gün cebimde ne varsa gereksiz harcıyorum

kendimi nasıl sevebilirim?
Küçük yaşta tacize uğramıştım, bir şey olmadı ama hep kendim ezik gibi yaşadım. Kendimi nasıl sevebilirim? Gerçekten sevildiğime nasıl inanabilirim?

20 şubat haftası burç yorumları
Güneş yakıcı değil, kuzey yarıküreye özgü soğuklar aldı başını gidiyor. Ama hafta boyunca Güneş’in diğer gezegenlerle olumlu açısı ve Jüpiter’in genel bir iyimserlik ve şans dağıtma hali havamızı, keyfimizi yerine getirecek. Hafta başından itibaren yeniayın Balık burcundan gülümseyen, yenilik getiren etkisini yaşayacağız. Ruhsal gelişimimize yeni bir boyut ekleyecek, empati yeteneğimizi geliştireceğiz. Hafta sonuna dek yeniayın ferahlatan havasını soluyacağız. >>
Sevgililer Gününü Kutlamalı mı?
Bir 14 Şubat daha geldi geliyor çok şükür. Aziz Valentine’in bu özel gününde hep birlikte strese gireceğiz. Kimimiz bir sevgilisi bile yok diye, kimimizse sevgiliyi nasıl memnun edeceğiz diye… >>
Tango erkeğe yakışırsa kadına da yakışır. Hatta aslında kadına yakıştığı zaman erkeğe de yakışır. Böyle garip bir danstır.
Hiç unutmam bir dansımda şöyle bir duygu yaşamıştım; kendimi kadın gibi kadın hissetiren bir danstı o, o akşam ve diğer akşamlar için çok özeldi. Anlaştığı yani uyum sağladığı bir partneri olan hanımlar tangoda sinerjiyi yakalamak nedir çok iyi deneyimlemişlerdir ve onlar çok şanslıdırlar. Yine de çok nadiren biriyle tek bir parça için anlık olarak bir pırıltı yakalarsın, kendi partnerin bile değildir. Ve o dansettiğin 4 parçalık an sanki sana sunulan hayatının en büyük hediyesi gibi gelir…
Ah tango, seni özlüyorum, hem de çok….
sevgilim, seninle dans etmek tam da burada tarif ettiğin gibi, her daim güzel, keyifli:)
Herkesi Kuraldışı tangoya ve sevgili Celil’e bekliyoruz. Kalkın ve ilk adımınızı atın, gelin. Biz öyle yaptık
Celil,
Tango sana çok yakışıyor!