Ocak 2012
Anne sütünün ne kadar mucizevî ve faydalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Peki şu skandal rakama ne diyeceksiniz? UNICEF’in istatistiklerine göre Türkiye’de ilk altı ayda sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı % 1,3!
Çok düşük. Çok, çok, çok düşük. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında bile sınıfta kalıyoruz. Amerika % 8, Mısır % 60, Doğu Avrupa % 9, Nepal % 69. Emzirmek bebeğinizin hem ruhunu hem de bedenini besleyen mucizevî bir eylemdir.
Benim hikâyem
Ela’yı emzirirken çok zorlandım. Bazen, “Alsam bir toz mama, doldursam şişeye ne güzel olur” diye reklamlara bakıp iç geçirdim. Hem bebeğin çevresinde mavi bir koruma kalkanı beliriyor, anne de gayet güzel giyimli, saçı yapılı, yüzünde de kocaman bir gülümseme var. Benim ise memelerim sızlıyor, yaralı bereli . Her iki saatte bir evde panik havası esiyor. Saçlarımın yapılı olmasını geçtim, saçım olduğundan da emin değilim, keçe de olabilir kafamdaki. Mali, sevgili kocam, Ela’yı tutuyor, kafasını mememe denk getirmeye çalışıyor, annem babam kaşları çatık dehşet ifadesiyle beni izliyorlar, ben ise dehşet içinde ve çok mutsuzum. Peki neden? Neden? Çünkü kaygılıyım. Emziremeyeceğim gibi geliyor. Çünkü dışarı çıkamayacağım sanıyorum, canım sıkılıyor. Çünkü bebeğimle geçirdiğim o muhteşem dakikaların ne kadar özel, ne kadar kozmik ve ne kadar geçici olduğunu bilmiyorum. Soruna odaklanmışım.
Ama devam ettim. İki haftalık öğrenme eğrisini geçince, pekâlâ dışarıda da emzirebileceğimi, emzirmenin ne kadar keyifli ve pratik olabileceğini öğrendim.
Maalesef emzirme denilen büyülü sürecin ne kadar geçici olduğunu ancak geçince öğrendiğim için ancak ikinci bebeğim Atlas doğunca bu bilgiyi kullanabileceğim. Onunla emzirerek geçirdiğim anlarda bileceğim kendime ve ona müthiş bir şey yaptığımı ve memedeki çocuğun ne muhteşem, ne olağanüstü bir varlık olduğunu. Süt vermenin büyüsünü.
Binlerce faydası var ama ben birkaç müthiş ana maddeyi yazacağım, siz gerisini araştırabilirsiniz. Zaten internet dolup taşıyor bilgisiyle. Kendinizi bilgiyle güçlendirin ve lütfen vazgeçmeyin.
Emzirmenin 10 faydası
Yani aslanlar gibi sağlıklı çocuklardan istiyorsanız, ilk altı ay sadece anne sütü!
KD © 2011 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da dergiye link vererek paylaşabilirsiniz.
Gelin yediğimiz tipik bir sandviçe bakalım: Genellikle ekmek, sandviç ekmeği, tereyağı ve bir tür şarküteri ürünü içerir ve yanında veya üstüne bir meşrubat, çay veya kahve içeriz. Ekmek karbonhidrat türü bir yiyecek, tereyağı yağ ve et de protein >>
Amerika’da yapılan bazı araştırmalar, ekmek yapımında kullanılan mayanın bedenimizdeki kanserli hücreleri harekete geçirdiğini göstermektedir. Mayalı ekmek yediğimiz zaman, sindirim kanallarımızı >>
maaşımı son kuruşuna kadar harcıyorum
Ben maaşımı son kuruşuna kadar harcayıp kredi kartımı dolduruyorum, para biriktiremiyorum, o gün cebimde ne varsa gereksiz harcıyorum

kendimi nasıl sevebilirim?
Küçük yaşta tacize uğramıştım, bir şey olmadı ama hep kendim ezik gibi yaşadım. Kendimi nasıl sevebilirim? Gerçekten sevildiğime nasıl inanabilirim?

20 şubat haftası burç yorumları
Güneş yakıcı değil, kuzey yarıküreye özgü soğuklar aldı başını gidiyor. Ama hafta boyunca Güneş’in diğer gezegenlerle olumlu açısı ve Jüpiter’in genel bir iyimserlik ve şans dağıtma hali havamızı, keyfimizi yerine getirecek. Hafta başından itibaren yeniayın Balık burcundan gülümseyen, yenilik getiren etkisini yaşayacağız. Ruhsal gelişimimize yeni bir boyut ekleyecek, empati yeteneğimizi geliştireceğiz. Hafta sonuna dek yeniayın ferahlatan havasını soluyacağız. >>
Sevgililer Gününü Kutlamalı mı?
Bir 14 Şubat daha geldi geliyor çok şükür. Aziz Valentine’in bu özel gününde hep birlikte strese gireceğiz. Kimimiz bir sevgilisi bile yok diye, kimimizse sevgiliyi nasıl memnun edeceğiz diye… >>
Anneliğin başladığı noktadır emzirmek, çocuk güven duygusunu ilk olarak burada almaya başlıyor. Deniz Hanım’ın da söylediği gibi bebeğinizi sevgi ve şefkatle sık sık emzirin çünkü geri dönüşünüz hiçbir zaman olmayacaktır. Deniz Keziban Kalaycı
İlk anne olduğumda her şeyde o kadar acemi ve korkakça yaşıyordum. Bebeğim ağladığında ve ben emzirdiğim anda ne kadar rahatladığını görüyordum. Sık sık göğüs enfeksiyonları geçirdiğim halde 18 ay emzirdim. İlk 6 ay anne sütünün dışında sadece çaylar verdim, 4 aydan sonra da havuç ve elma ezmesi. Üç kızım oldu üçünü de aynı şekilde 18 ay emzirdim, bunu başarmamın en büyük nedeni emzirmenin büyülü gücü oldu. Ben ve kızlarım güveni, sevgiyi, huzuru öğrendik bu dönemde. Muhteşem bir süreçti…
Anne adayları, bebeği doğduğunda açlıktan sarılık olan anneyim ben ama pes etmedim emzirdim, her emzirme saati geldiğinde -ki emzirme saati diye bir şey yok bebek kendi biliyor; daha minnacıktı koynuma koyuyordum minicikken aşağı doğru kayıp kendini kollarıma atıp emzirme pozisyonuna geçiyordu- hiç pes etmedim. İşe başladım, sağdım; sağma makinem bozuldu yine pes etmedim, elimle sağdım. Şimdi bebeğim 6,5 aylık, hâlâ emiyor. İlk zamanlar 40 dakika mememde kaldığını hatırlarım şimdi o kadar kısa sürede bitiyor ki o eski zamanları özler oldum. Emzirmek mükemmel bir duygu hele o memedeyken birden çekilip gözlerinizin içine bakıp gülümsemesi paha biçilmezzz…
Deniz’ciğim, ben oğlumda emzirmenin sıcaklığını, anneye ve bebeğe sağladığı huzuru, keyfi yaşayamadım. Ancak kızımda bu duyguların tamamını tattım. Yani bir çocuğumu mama ile, diğerini meme ile büyüttüğüm için ikisi arasındaki farkı çok iyi biliyorum. Bu yüzden yazdıkların gerçekten çok kıymetli. Bebeğini dünyaya getirmeye hazırlanan annelerin bu konuda sabırlı olmaları temennisi ile yeni güzel yazılarını merakla bekliyorum.
Harika bir his gerçekten, bebeğimle geçirdiğim en özel an. Aynı güzelliği Atlas bebekle tadına vara vara doyasıya yaşaman dileğimle. Eline sağlık.
Elinize, ağzınıza yüreğinize sağlık
Deniz sanki yazdıklarını ben de yaşamış gibiyim ama sanki bir asır önce… En haklı olduğun konu bu harika anların çok çabuk geçtiği. Hislerini, hislerimizi çok güzel kelimelere dökmüşsün. Teşekkürler…
Sevgiler
Huriye
Deniz, verdiğin bilgiler beni rahatlattı. Henüz evli değilim ve bebeğim de yok ancak endişeler, acabalar elbette var hem de anneliğin her adımı ile ilgili. Öğrenmek, bilgilenmek çok önemli evet ve yapacagım da. Deneyimlemiş bir kişiyi dinlemek gibisi yok:) Bu güzel paylaşım için teşekkürler…
Bunları öğrendiğim iyi oldu. Zaten biliyordum desem kuvvetle muhtemel kimse yemezdi
. Çok şukela bir yazı olmuş Deniz Hanım, sizi tebrik ederim çok net ifade etmişsiniz tüm detayları. Her ne kadar ben kullanamayacak olsam da bu sistemi, en azından ilerde çocuğum olduğunda kimse beni kafaya alamayacak, arada çok fark yok diyerek…
Türkiye’deki emzirme oranının bu kadar düşük olduğuna inanamıyorum. Anneannemin sütannesi varmış, eskiler yokluklarda bile en iyi çözümü bulmuşlar. Anneannem anlatırdı, anne sütüyle beslenemeyen iki kardeşten birinin, anne sütü alana göre ne kadar daha zayıf, çabuk hastalanan, kısa boylu, eğri ve zayıf kemik gelişimi gösterdiğini. Deniz, yazıların çok güzel ve faydalı, herkesin girmediği konuları açık bir dille yazdığın için de seni tebrik ediyorum. Lohusa sendromundan bahsedip anneleri biraz daha rahatlatırsan sevinirim.
Deniz Deniz, harikasın! Aynı kaygıları zamanında taşımıştım, duygularıma tercüman oldun
Güzel bir yazı, hemen hamile arkadaşlarımla paylaşıyorum…
Sevgiyle,
Elvan